Yükleniyor. Lütfen Bekleyin.

EN ÇOK DEĞER ARTIŞI GÖRÜLEN YAZLIK BÖLGELERİ Aklınızda Bulunsun

EN ÇOK DEĞER ARTIŞI GÖRÜLEN YAZLIK BÖLGELERİ

EN ÇOK DEĞER ARTIŞI GÖRÜLEN YAZLIK BÖLGELERİ

Yazın yaklaşmasıyla birlikte Ege bölgesindeki ‘ikincil konut’ ya da halk arasında kullanılan deyişi ile ‘yazlık’ arayışları yeniden hareketlenmeye başlamakta. İstanbul-İzmir Çanakkale köprü bağlantısı ve İstanbul-Bursa-İzmir otoyol çalışmaları ve kentsel dönüşüm çalışmaları sebebiyle özellikle arsa-arazi ve yaz-kış kullanıma uygun yapılaşmalara olan talep devam ediyor. İstanbul –İzmir arasını yaklaşık 4 saat indireceği planlanan İstanbul-Bursa-İzmir-otoyol projesinin etkisi ile genel olarak İzmir sahil şeridinde Urla, Çeşme, Karaburun ve Güzelbahçe ilçelerinde arsa-arazi ve yaz-kış kullanıma uygun yapılarda değer artışı görülmekte. Son birkaç yılda Ege ve Akdeniz kıyılarındaki birçok yerleşim yeri, gerek yerli turist gerekse de ulaşım rahatlıkları sebebiyle yaz sezonu boyunca oldukça artan hareketliliğe sahip duruma geldi. Hatta İzmir’in başta Çeşme ilçesi olmak üzere, Urla ve Seferihisar ilçelerinde de artık yazlık konutlar yaz-kış oturmak için tercih edilir hale geldi. Ege'nin kuzey kısmında göze çarpan sahil yerleşimleri olan Dikili ve Ayvalık yerleşimlerinde de sadece yaz mevsiminde kullanılan ikincil konuttan tüm yıl boyunca kullanılan apartman dairesi tipinde birincil konuta kayılmakta olduğu görülüyor. Özellikle Çeşme-Urla-Güzelbahçe ilçelerinde son bir yılda %25 civarında değer artışı oldu.

 

 

İzmir’in incisi, Çeşme

Uzun bir süre İzmirlilerin yan bahçesi olarak bilinen Çeşme son yıllarda tüm ülkenin odağına yerleşmiş durumda. Daha çok yerli turistin ve yatırımcının tercih ettiği Çeşme'de yaz sezonu güney Ege kıyılarına nazaran daha kısa sürmekte. Çeşme'de en büyük gelişmeyi gösteren, ülke çapında son yılların trendi olan ise rüzgâr sörfü ile ün kazanan ve günümüze kadar kendini saklamış, kendine has taş evlerden oluşan kent dokusu, çarşısı ve gece yaşantısıyla büyük rağbet görüyor.

Çeşme’de en çok rağbet gören bölgeler başta Alaçatı ve Ilıca mahallesi olmak üzere; Boyalık, Reisdere, Dalyan, Altınkum ve son yıllarda ise Çiftlikköy mahallesi. Alaçatı Beldesinin birçok yerinde halen yerleşime açık boş alanlar bulunması nedeniyle konut arzı hızla artıyor. Alaçatı’nın yeni gelişen bölgelerinde daha çok ikiz villa tipindeki villalar inşa edilmekte ve bu konutların fiyatları yaklaşık 5.000TL/m2’ile 8.000TL/m2 arasında değişiyor Ancak, Alaçatı’nın çarşısı olarak bilinen kentsel sit alanına yakın bölgelerde ve Alaçatı sörf yolu üzerindeki Alaçatı-port bölgesinde fiyatlar 7.000TL/m2 ile 12.000TL/m2 aralığında değişiyor. Çeşmenin Dalyan bölgesinde denize göre iç kısımlarda kalan villalar 5.000 TL/m2 ile 6.000 TL/m2 civarında iken, Çeşme’nin bilinen ve prestijli bölgeleri olan Aya Yorgi Koyu, Boyalık Mevki, Ilıca Plajı, Paşa Limanı gibi bölgelerde yapılan lüks sınıfındaki konsept projelerde 10.000TL/m2-15.000 TL/m2 civarında satışlar gerçekleşiyor.

Yükselen Trend saklı kalmış güzellik, Urla-Karaburun

 

İzmir–Çeşme otoyolunun İzmir’e ulaşım için sağladığı kolaylıklar, Çeşme’ye olan yoğun talep ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün etkisiyle; Urla’da son 2 yılda birinci ve ikinci konut talebi arttı ve buna bağlı olarak da mevcut ikinci konut değerleri ciddi artış gösterdi. Urla’daki mevcut konutların yaklaşık %30’unu ikinci konutlar oluşturuyor. Urla’daki ikinci konutların yaklaşık %60’ı yaz-kış kullanılıyor. Özellikle; Çeşmealtı, İskele, İçmeler, Zeytinalanı’nda ve Kekliktepe’de ikinci konut ve arsa talepleri artıyor. Otoyol kenarındaki bölgeler ise; iş adamları için yapılan yaklaşık bir dönüm içinde villa tarzı yapılar olup ulaşım kolaylığı sebebiyle her geçen gün daha çok tercih ediliyor. Ayrıca Urla’da sahil bandında yapılan sahili güzelleştirme çalışmaları, halk plajının açılması, İçmeler bölgesindeki yeni büyük projeler ile bölgeye olan talep artıyor.

Zeytinalanı-Kalabak bölgelerinde yaz-kış kullanıma uygun lüks site tarzı yapılaşmalar göze çarpmakta, birim fiyatları ise 5.000-7.000 TLm2 civarında. İskele, Çeşmealtı-Güvendik bölgesindeki dubleks meskenlerde ortalama birim m2 fiyatları 4.500-7.500 TL/m2 civarında, Kekliktepe’de birkaç dönüm içindeki villalar 10.000 tl/m2 birim fiyatlarla satılıyor.

Karaburun ise son yıllarda yapımı devam eden Çeşme otobanına bağlantı yoluyla daha da göze çarpıyor. Bakir doğası ve seyrek yapılaşması ve halk plajlarıyla öne çıkan Karaburun, son dönemde arazi yatırımcılarının gözdesi oldu. 3-5 dönümlük tarlalar denize mesafelerine göre 80-150 tl/m2 civarında alıcı buluyor.

Egenin göz bebeği Halikarnasos (Bodrum)

 

Uzun bir süredir yurtiçi piyasasında popüler olan ve uzun süren sezon süresi nedeniyle hareketliliğini yılın büyük bir çoğunluğunda koruyan Bodrum, bir çok yazlık projesine ev sahipliği yapıyor.

Yakın zamana kadar sadece birkaç yerleşim bölgesinden bahsedilirken günümüzde neredeyse bütün yerleşimleri, koyları ve plajları ile birlikte ülkenin en önemli turistik merkezi konumunda. Bodrum genelinde denize hâkim manzarası bulunan, markalı konut projelerinin 15.000TL/m2 ile 30.000TL/m2 birim fiyat arasında alıcı bulduğu görülüyor. Güvenlik, havuz ve bahçe bakımı gibi önemli avantajları ve yüksek standartlara sahip bu projeler tercih edilirken daha makul rakamlara, benzer konumlarda ancak göreceli daha eski 60-80 m2 yazlıkları 600.000 TL civarında almak mümkün.

Bir Mülk Değil, Güven İnşa Etmek: Gayrimenkulde İletişim ve Bağ Kurma Sanatı
İzmir’de Ev Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler: 2026 Emlak Rehberi
Emlak Sektöründe Yapılan 3 Hata
Dalgalı Piyasada Sürdürülebilir Başarı: Kök Sağlam, Gövde Esnek
Gayrimenkul Dünyasında İletişim ve İş Paylaşımı: Başarıya Giden Yol
Türkiye’de Depreme Karşı Hafif Çelik Yapıların Avantajları
Gayrimenkul Danışmanlarının Gelişimi ve Hizmet Kalitesine Sinerji Katacak Beş Madde
Markaların Doğuş ve Gelişimlerini Anlatan 5 Film….
Pazarlamanın Gelişimi
LET'S DO İT   / JUST DO İT
LET'S DO İT / JUST DO İT

1971'de Phil Knight ve Bill Bowerman, Blue Ribbon Sports adında spor ayakkabı üreten bir şirket açtılar. Blue Ribbon Sports’un yeni ayakkabıları için bir logoya ihtiyacı vardı ve Phil Knight, 1971 yılında Portland Üniversitesi’nde öğrenci olan Carolyn Davidson ile saatliği 2 dolardan anlaştı. Davidson, Swoosh olarak bilinen simgeyi tasarladı ve şirketin yeni logosu bu oldu. Davidson bu logodan 35 dolar kazandı. Blue Ribbon Sports’un ilk tam zamanlı çalışanı ve aynı zamanda bir atlet olan Jeff Johnson, bir gece rüyasında Yunan mitolojisindeki zafer tanrıçasını gördü ve şirketin isminin değiştirilmesi gerektiğini önerdi. Önerisi kabul edildi ve şirketin yeni ismi Nike oldu. Nike 1980'ler ile birlikte yükselişe geçti. Hatta şirketin yükselen değeri ile birlikte Phil Knight, logo konusunda minnettarlığını göstermek için 1983 yılında Carolyn Davidson’a Swoosh şeklinde elmas bir yüzük ve Nike’dan hisse senedi hediye etti. Fakat bütün bu iyi gidişata rağmen Nike için büyük bir sorun da baş göstermeye başlamıştı: Reebok. Nike 1980'lerde yükselişine rağmen sıradan bir spor ayakkabısı markası olarak görülüyordu. Reebok’un ise pazar payı yükseliyordu ve özellikle bu yıllarda yükselişe geçen spor trendinden yüksek oranda yararlanıyordu. Nike, bu sorunu çözmek için 1988 yılında Wieden+Kennedy reklam ajansından yeni ve büyük bir kampanya istedi. Wieden+Kennedy’nin kurucularından Dan Wieden, Nike için çalışmalara başladı. Bir düzine reklam filmi çalışması yapıldı fakat Wieden’a göre eksik bir şeyler vardı. Çalışmalar birbirinden bağımsızdı ve tek bir temelde buluşmuyordu. Wieden, yeni kampanyanın sunumundan bir gün öncesinde gece çalışırken aklına 1977 yılında adam öldürme ve kundakçılık suçundan idama mahkum edilen Gary Gilmore’un son sözleri geldi: “Let’s do it.” Wieden, 20 dakikalık bir çalışma sonucu Nike’ın yeni kampanyasının sloganını buldu: “Just do it.”. Ertesi gün Nike’a yeni kampanya tanıtıldı ve Temmuz 1988'de Nike’ın yeni slogana sahip ilk reklam kampanyası yayınlanmaya başladı. 30 saniyelik TV reklamında 80 yaşındaki Walt Stack’in her gün 27 kilometre koşması konu alında ve siyah arkaplan üzerine beyaz renklerle “Just do it.” yazıldı. https://youtu.be/p_xozTo6wrU Nike, “Just do it.” sloganını hala kullanmaya devam ediyor ve 27.5 milyar dolarlık değeriyle şu an dünyanın en değerli spor markası konumda. Bu slogan sayesinde markanın ünü arttı ve pazar payı 10 yıl içinde ’den %43’e çıktı. Yine bu sürede satışlar 10 kat arttı. Ayrıca hala Wieden+Kennedy reklam ajansıyla çalışmaya devam etmektedir. Nike reklamlarında bugün bile kısa ve ilham verici kısa cümleler kullanıyor.Burada önemli olan markanızı konumlandırdığınız nokta ile ilgili etkili ifadeler bulabilmek.

Devamını Oku >
Gayrimenkul sektöründe anlam karmaşası yaratan bir kavram “ KURUMSALLAŞMA”
Gayrimenkul sektöründe anlam karmaşası yaratan bir kavram “ KURUMSALLAŞMA”

Gayrimenkul sektöründe anlam karmaşası yaratan bir kavram “ KURUMSALLAŞMA” Sektörümüzde bir markaya bağımlı olarak faaliyet göstermek kurumsallık olarak değerlendirilmekte. Bu durumda markaya bağımlı ofisler kurumsal, bağımsız ofisler, başka bir ifade de no name ofisler kurumsal olmayan olarak değerlendiriliyor. ( No name konusunda başka bir tartışma konusu, aslında her işletme bir markadır.) Bence bu ayrımın en net şekli FRANCHİSE OFİSLER ve BAĞIMSIZ OFİSLER şeklinde olmalıdır. Kendi bölgesinde yıllardır faaliyet gösteren franchise ofislerin bölge uzmanlığı dediği, müşteriye dokunuş dediği faaliyetleri 20 – 30 yıldır bölgesinde uygulayan, bulunduğu semtin dokusuna katkı koyan, o çevredeki tüm değişim ve gelişimleri takip eden, bazen semtindeki bir durağa, bir parka adını veren, bazen adres tariflerinde mihenk taşı olan ofisler bir anda No NAME oluyor, daha birkaç ay önce sektöre girmiş olan, bölge uzmanıyım dediği bölgesindeki meslektaşlarından, sektörün yasal ve ahlaki değerlerinden haberdar olmayan gayrimenkul danışmanları ve ofisler KURUMSAL oluyor. Yani herhangi bir markanın franchise hakkını satın alınca hoooop kurumsallaşmış oluveriyorsunuz. Franchise sistemleri edinmiş oldukları deneyim ve tecrübelerini sizlere aktarırlar. Böylece sizler sektörde temel bilgi ve becerilerle donanmış olarak başlamış olursunuz. Bu önemli ve inkar edilemez bir katkıdır. Ancak know-how aktarımlarının franchise ofisler tarafından çok doğru ve onlara aktarıldığı şekilde uygulanması oldukça önemlidir. Sektörde bir süre sonra gerek danışman gerekse ofis sahiplerinin bu uygulamalardan uzaklaştıklarını görmekteyiz. Bu durumda birçok franchise ofiste kısa zamanda faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalıyorlar. Markalar arası ofis transferleri ve takaslar gündeme geliyor. Daha önce burun kıvrılan markaların bir anda temsilcisi olunuyor ve yeni marka en iyi marka olarak lanse ediliyor. Bunu yazınca Volkswagen’in sloganı geldi aklıma “ Biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu”

Devamını Oku >
A4 Kağıtlarının Boyutları Neden 210 ve 297 mm Gibi Küsüratlı Sayılardan Oluşur?
Damacanalar Neden 20 Değil de 19 Litredir?
Kettle'ların Hacmi Neden 2 Değil de 1.7 Litredir?
Mutsuz Müşteri
E-Bülten Aboneliği ile,
Bizlerden 7/24 Haberdar Olabilirsiniz