Yükleniyor. Lütfen Bekleyin.

Yatırım Fırsatı Gayrimenkul Danışmanları içinde Fırsat (mı) ? Aklınızda Bulunsun

Yatırım Fırsatı  Gayrimenkul Danışmanları içinde Fırsat (mı) ?

Yatırım Fırsatı  Gayrimenkul Danışmanları içinde Fırsat (mı) ?

Mart ayından beri yaşamakta olduğumuz salgın süreciyle beraber önceliklerimiz, tercihlerimiz ve stratejilerimiz tamamen değişime uğradı. Salgının başlamasıyla birlikte Mart ve Nisan aylarında satışlar ciddi anlamda geriledi. Ancak Mayıs ayının özellikle son döneminde satış rakamlarında ve talepte gözle görülür bir artış oldu. TKGM verileri de satış rakamlarının salgın öncesi dönemi yakalamaya başladığını gösteriyor. Bu artışta Nisan ayı sonunda uygulamaya başlanan webtapu uygulamasının da payı oldukça fazla. Böylelikle sadece ıslak imza için  Tapu Müdürlükleri’ne gelinmesi sağlanıyor. Webtapu ile yapılan başvurular çok hızlı bir şekilde sonuçlandırılabiliyor.

Ardından 29 Mayıs Cuma günü kamu bankaları konut kredilerinde faiz oranlarını sıfır konutlarda 0.64, ikinci el konutlar için 0,74  hem de 1 yıl ödemesiz şeklinde bir duyuru yaptılar. Bu duyuru bizleri oldukça heyecanlandırdı ve hemen sosyal medyada ve ilan portallarında yatırım fırsatı! Sizde bu avantajdan yararlanın! şeklinde ilanlar görmeye başladık.

Evet faizlerin gevşemesi ilk bakışta gayrimenkul sektörü için bir ivme kazandırabilir. Ancak burada bizim için risk oluşturabilecek noktaları da göz ardı etmemek lazım.

Şimdi satıcılar faizlerdeki düşüşle hemen talebin çok ama çok artacağını kapılarında kuyruklar oluşacağı düşüncesiyle satış fiyatlarını hiçbir mantıklı gerekçeye bağlamadan arttırma eğilimine girecekler. Şu an piyasada zaten bir çok mülk yanlış fiyatla satılmaya çalışılıyor. Bu yanlış fiyatlı mülkler arasına şimdi kredi faiz oranı balonları da dahil olacak. Birde bu hızlı! piyasada neden emlak ofisleriyle çalışayım ben kendim satarım düşüncesinde olacak satıcılarla karşılaşacağız. Ya da satılık mülkü aynı anda 10 -15 emlak ofisine verip kısmet kiminse diyecek mülk sahiplerimiz olacak.

Elinde doğru fiyatlı, tek yetki belgeli portföyü olan meslektaşlarımız bu riskler karşısında oldukça avantajlı durumda olacaklar. Gayrimenkul değerleme konusunda kullandığımız dijital platformlar ve bölge tecrübemizle müşterilerimize değerleme raporları sunarak, değerleme fiyatlarını neden ve niçinleri rakam ve kanıtlarla yanıtlayarak karşılarına çıkmalıyız.

Genel olarak satıcılar GÜVEN, alıcılar DOĞRU FİYAT ister. Bu dönemde satıcılarımızın bizlere olan güvenlerinin zemininde mülklerinin doğru fiyatlaması konusunda müzakerelerimiz yoğunlaşacak görünüyor. Uzun dönemdir piyasa koşullarına bağlı olarak SATICI PİYASASI’nda çalışmaktaydık şimdi eskiden olduğu gibi ALICI PİYASASI çalışmaya başlayacağız. Cazip kredi oranları alım konusunda tam karar verememiş alıcı adaylarının aksiyon almasını hızlandıracaktır. Alıcılarımız için oluşturduğumuz CRM datamız oldukça önem kazanacak, geçmiş dönemde aldığımız müşteri bilgileri, onların talep, beklenti, arayış ve öncelikleri konusunda bizlere ışık tutacak. Alıcı müşterilerimize en kısa zamanda geri dönüş yaparak elimizde onlar için uygun olacak doğru fiyat ve nitelikteki mülkleri sunma şansını yakalayacağız.

Yazımın başında da belirttiğim gibi salgın oyunun kurallarını değiştirdi, artık yenilenmeyenin yerinin olamayacağı bir dönem başlıyor. Bu nedenle  Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği ile zorunlu hale gelen “ Tek Yetki Belgesi” ile çalışmak tercih değil, kaçınılmaz gerçek artık. Ayrıca müşterilerimizin bilgilerini sistematik bir şekilde takip edebildiğimiz bir CRM altyapısı olmadan gayrimenkul sektöründe rekabet edebilmek mümkün görünmüyor.

Yeni normalde artık hiçbirimiz eskisi gibi olmayacağız. Hepimize bu yeni dönem hayırlı olsun…..

Sevgiyle kalın

Saygılarımla,

01.06.2020

Emre GÜLŞEN

emregulsen@anahtaremlak.net

 

Konut Piyasasının Büyük İronisi: Ulaşılabilirlik ve Mülk Değeri Çelişkisi
Bir Mülk Değil, Güven İnşa Etmek: Gayrimenkulde İletişim ve Bağ Kurma Sanatı
İzmir’de Ev Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler: 2026 Emlak Rehberi
Emlak Sektöründe Yapılan 3 Hata
Dalgalı Piyasada Sürdürülebilir Başarı: Kök Sağlam, Gövde Esnek
Gayrimenkul Dünyasında İletişim ve İş Paylaşımı: Başarıya Giden Yol
Türkiye’de Depreme Karşı Hafif Çelik Yapıların Avantajları
Gayrimenkul Danışmanlarının Gelişimi ve Hizmet Kalitesine Sinerji Katacak Beş Madde
Markaların Doğuş ve Gelişimlerini Anlatan 5 Film….
Pazarlamanın Gelişimi
LET'S DO İT   / JUST DO İT
LET'S DO İT / JUST DO İT

1971'de Phil Knight ve Bill Bowerman, Blue Ribbon Sports adında spor ayakkabı üreten bir şirket açtılar. Blue Ribbon Sports’un yeni ayakkabıları için bir logoya ihtiyacı vardı ve Phil Knight, 1971 yılında Portland Üniversitesi’nde öğrenci olan Carolyn Davidson ile saatliği 2 dolardan anlaştı. Davidson, Swoosh olarak bilinen simgeyi tasarladı ve şirketin yeni logosu bu oldu. Davidson bu logodan 35 dolar kazandı. Blue Ribbon Sports’un ilk tam zamanlı çalışanı ve aynı zamanda bir atlet olan Jeff Johnson, bir gece rüyasında Yunan mitolojisindeki zafer tanrıçasını gördü ve şirketin isminin değiştirilmesi gerektiğini önerdi. Önerisi kabul edildi ve şirketin yeni ismi Nike oldu. Nike 1980'ler ile birlikte yükselişe geçti. Hatta şirketin yükselen değeri ile birlikte Phil Knight, logo konusunda minnettarlığını göstermek için 1983 yılında Carolyn Davidson’a Swoosh şeklinde elmas bir yüzük ve Nike’dan hisse senedi hediye etti. Fakat bütün bu iyi gidişata rağmen Nike için büyük bir sorun da baş göstermeye başlamıştı: Reebok. Nike 1980'lerde yükselişine rağmen sıradan bir spor ayakkabısı markası olarak görülüyordu. Reebok’un ise pazar payı yükseliyordu ve özellikle bu yıllarda yükselişe geçen spor trendinden yüksek oranda yararlanıyordu. Nike, bu sorunu çözmek için 1988 yılında Wieden+Kennedy reklam ajansından yeni ve büyük bir kampanya istedi. Wieden+Kennedy’nin kurucularından Dan Wieden, Nike için çalışmalara başladı. Bir düzine reklam filmi çalışması yapıldı fakat Wieden’a göre eksik bir şeyler vardı. Çalışmalar birbirinden bağımsızdı ve tek bir temelde buluşmuyordu. Wieden, yeni kampanyanın sunumundan bir gün öncesinde gece çalışırken aklına 1977 yılında adam öldürme ve kundakçılık suçundan idama mahkum edilen Gary Gilmore’un son sözleri geldi: “Let’s do it.” Wieden, 20 dakikalık bir çalışma sonucu Nike’ın yeni kampanyasının sloganını buldu: “Just do it.”. Ertesi gün Nike’a yeni kampanya tanıtıldı ve Temmuz 1988'de Nike’ın yeni slogana sahip ilk reklam kampanyası yayınlanmaya başladı. 30 saniyelik TV reklamında 80 yaşındaki Walt Stack’in her gün 27 kilometre koşması konu alında ve siyah arkaplan üzerine beyaz renklerle “Just do it.” yazıldı. https://youtu.be/p_xozTo6wrU Nike, “Just do it.” sloganını hala kullanmaya devam ediyor ve 27.5 milyar dolarlık değeriyle şu an dünyanın en değerli spor markası konumda. Bu slogan sayesinde markanın ünü arttı ve pazar payı 10 yıl içinde ’den %43’e çıktı. Yine bu sürede satışlar 10 kat arttı. Ayrıca hala Wieden+Kennedy reklam ajansıyla çalışmaya devam etmektedir. Nike reklamlarında bugün bile kısa ve ilham verici kısa cümleler kullanıyor.Burada önemli olan markanızı konumlandırdığınız nokta ile ilgili etkili ifadeler bulabilmek.

Devamını Oku >
Gayrimenkul sektöründe anlam karmaşası yaratan bir kavram “ KURUMSALLAŞMA”
Gayrimenkul sektöründe anlam karmaşası yaratan bir kavram “ KURUMSALLAŞMA”

Gayrimenkul sektöründe anlam karmaşası yaratan bir kavram “ KURUMSALLAŞMA” Sektörümüzde bir markaya bağımlı olarak faaliyet göstermek kurumsallık olarak değerlendirilmekte. Bu durumda markaya bağımlı ofisler kurumsal, bağımsız ofisler, başka bir ifade de no name ofisler kurumsal olmayan olarak değerlendiriliyor. ( No name konusunda başka bir tartışma konusu, aslında her işletme bir markadır.) Bence bu ayrımın en net şekli FRANCHİSE OFİSLER ve BAĞIMSIZ OFİSLER şeklinde olmalıdır. Kendi bölgesinde yıllardır faaliyet gösteren franchise ofislerin bölge uzmanlığı dediği, müşteriye dokunuş dediği faaliyetleri 20 – 30 yıldır bölgesinde uygulayan, bulunduğu semtin dokusuna katkı koyan, o çevredeki tüm değişim ve gelişimleri takip eden, bazen semtindeki bir durağa, bir parka adını veren, bazen adres tariflerinde mihenk taşı olan ofisler bir anda No NAME oluyor, daha birkaç ay önce sektöre girmiş olan, bölge uzmanıyım dediği bölgesindeki meslektaşlarından, sektörün yasal ve ahlaki değerlerinden haberdar olmayan gayrimenkul danışmanları ve ofisler KURUMSAL oluyor. Yani herhangi bir markanın franchise hakkını satın alınca hoooop kurumsallaşmış oluveriyorsunuz. Franchise sistemleri edinmiş oldukları deneyim ve tecrübelerini sizlere aktarırlar. Böylece sizler sektörde temel bilgi ve becerilerle donanmış olarak başlamış olursunuz. Bu önemli ve inkar edilemez bir katkıdır. Ancak know-how aktarımlarının franchise ofisler tarafından çok doğru ve onlara aktarıldığı şekilde uygulanması oldukça önemlidir. Sektörde bir süre sonra gerek danışman gerekse ofis sahiplerinin bu uygulamalardan uzaklaştıklarını görmekteyiz. Bu durumda birçok franchise ofiste kısa zamanda faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalıyorlar. Markalar arası ofis transferleri ve takaslar gündeme geliyor. Daha önce burun kıvrılan markaların bir anda temsilcisi olunuyor ve yeni marka en iyi marka olarak lanse ediliyor. Bunu yazınca Volkswagen’in sloganı geldi aklıma “ Biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu”

Devamını Oku >
A4 Kağıtlarının Boyutları Neden 210 ve 297 mm Gibi Küsüratlı Sayılardan Oluşur?
Damacanalar Neden 20 Değil de 19 Litredir?
Kettle'ların Hacmi Neden 2 Değil de 1.7 Litredir?
E-Bülten Aboneliği ile,
Bizlerden 7/24 Haberdar Olabilirsiniz